Bilmediğiniz Bir Konuyu Nasıl Sunarsınız (1. Bölüm)

Bir sunum yaparken, anlattığımız konuya hakim olmak çok önemlidir. Çünkü sunumu yaptığımız esnada zaten beden dilinden ses tonuna, göz temasından kelime seçimine kadar bir çok alanda aktif çaba sarf ederken bir de konuyu ve ne anlatacaklarımızı hatırlamaya çalışmak, oldukça zor olabilir.

Ancak her ne kadar konuya hakimiyet önemli olsa da, bazı durumlarda son dakikada ve üstelik iyi bilmediğimiz bir konuda sunum yapmamız gerekebilir. Özellikle iş ortamlarında bu durumla daha sıklıkla karşılaşıldığını görüyoruz. Peki böyle bir durumla karşılaştığımızda, bilmediğimiz bir konuyu sunmamız gerektiğinde neler yapabiliriz?

Her ne kadar konuya hakimiyetimiz olmasa da, yine de işe bazı ana soruları sorarak başlamakta fayda var. Gerek zaman kısıtlamasından gerekse konuyu bilmememizden dolayı bu soruları derinlemesine irdeleyemeyebiliriz, ama çok kısa bir süreliğine olsa da üzerlerinde düşünüp cevaplar bulduğumuzda, hiç hazırlık yapmamış olmaktan çok daha iyi bir durumda dinleyicilerin karşısına çıkabiliriz.

İşte her sunumun öncesinde üzerinde çalışılmasını tavsiye ettiğimiz 4 ana soru:

1) Sunumun Gayesi Ne Olacak?

Sunumlar genellikle ikna etmek, bilgilendirmek veya harekete geçirmek olacak şekilde üç ana gaye altında toplanabiliyor. Sizin hazırlıksız ve iyi bilmediğiniz bir konu hakkında yapacağınız sunum bunlardan hangisine daha uygun? Karşınızdaki dinleyicileri bu konuda sadece bilgilendirecek misiniz? Onları başka şekillerde düşünmeye ikna mı etmeniz gerekecek? Veya daha da ilerisi, onları bir konuda harekete geçmeye mi teşvik edeceksiniz?

Bu sorunun cevabını belirlediğinizde, aktaracağınız noktaları da ona göre düzenlemeye başlayacaksınız. Eğer dinleyicilerinize sadece bilgilendirme yapıyorsanız, dikkati dağıtmayacak ve ilgilerini canlı tutacak bir akış oluşturmanız yeterli olabilirken, eğer onları ikna etmeniz gerekiyorsa anlattıklarınızı katı veriler ile desteklemeniz ve hatta duygularına hitap etmeniz gerekecektir.

2) Sunumu Kime Yapıyorsunuz?

Bu sorunun amacı, kendinizi biraz dinleyicilerin yerine koymak ve onların kafalarındaki muhtemel soruları veya sorunları ortaya çıkarmaktır. Vaktimiz her ne kadar kısıtlı olsa da, karşımızdakilerin ihtiyaçlarını dikkate aldığımızı onlara hissettirebildiğimiz oldukça önemlidir. İster kısa ister uzun olsun, herhangi bir sunumun en önemli parçası dinleyicilerdir. Sunum için kısıtlı süreniz varsa veya anlatacağınız konuya çok hakim olmasanız bile, sadece bu soruya cevaplar bulmak, yapacağınız sunumun başarısını olumlu yönde etkileyecektir.

Paylaşım Modunda Mısınız?