Sunumu Batırabilecek 3 Beden Dili Hatası

Mutlaka yaşamışsınızdır… Birinin sunumunu izliyorsunuz fakat bu kişi yetersiz bir beden dili becerisine sahip. Adeta onun yaşadığı rahatsızlığı siz de hissedersiniz. Galiba böyle bir durumda isteseniz de istemeseniz de karşınızdaki kişi ile empati kurarsınız. O kişinin yaşadığı sıkıntıyı siz de kendi içinizde yaşarsınız. Ama bu durumdan daha da fazla rahatsızlık verecek bir şey daha var: Sunum yapan o kişinin biz olması.

Bazen bir sunumu yapmaya başladığınızda bedeninize ait parçalarla ne yapmanız gerektiğini bilmeyebilirsiniz. Ellerinizi nereye koymalısınız? Ayaklarınız nasıl durmalı? Kambur bir duruşu nasıl engelleyebilirsiniz?

Bugüne kadar birçok yerde iletişimin şu kadarı sözlerdir, şu kadarı ses tonudur vb. gibi yazılar okumuş olabilirsiniz. Tıpkı İstanbul borsası gibi, bahsi geçen oranlar yazıdan yazıya göre durmadan artar ya da azalır. Ama günün sonunda değişmeyen bir gerçek vardır: Siz sunumu yaparken kendinizi ne kadar daha rahat hissederseniz, konuşmanız da o kadar daha başarılı ve etkili olacaktır.

Bu yüzden bugünkü sunum tüyomuz beden dili ile ilgili en çok karşılaştığımız üç hata ve onların nasıl engellenebileceği hakkında.

1) Düzgün ve Yeteri Kadar Göz Teması Kurmamak

Dinleyicileriniz ile ne kadar çok göz teması kurarsanız, onlarla o kadar kuvvetli bir bağ oluşturursunuz. Ama siz başka bir yere baktığınızda, örneğin arkanızı dönüp duvardaki slaytlara baktığınızda bu bağ kopar ve yeniden kurmak için uğraşmanız gerekir. Bu problemi çok basit bir şekilde engellemek için mutlaka sunucu ekranı kullanın. (Nasıl yapıldığını görmek için link’e tıklayın.)

2) Ellerinizi Etkin Kullanmamak — Hatta Hiç Kullanmamak

Anlattığınız konunun sizin için önem arz etmesi, aynı şekilde dinleyicilerin de pürdikkat sizi dinleyeceği anlamına gelmiyor. Eğer onlar konunun önem arz ettiğini düşünmezlerse de tabii ki size dikkat etmeyeceklerdir. Konuşmanız esnasında ellerinizi etkin bir şekilde kullanarak aktardığınız mesajın önemini vurgulayın. Büyük bir şeyden bahsederken kollarınızı geniş bir şekilde açın. Eğer sıkıntılı bir problemden bahsediyorsanız ve sizi dinleyen kişilerin içini rahatlatmak istiyorsanız baş parmağınız ile işaret parmağınızı kullanarak bunun aslında çok da büyük bir mesele olmadığı hissiyatını verin. Bahsettiğiniz konuya uygun küçük beden hareketleri ile dinleyicinizin size daha kolay odaklanmasını sağlayın.

3) Kürsünün Arkasında Durmak (Yani Saklanmak)

Eğer dinleyicilerinizden açık görüşlü olmalarını isterken siz kapalı bir beden dili sergilerseniz kafalarında oluşacak soru işaretlerini bir düşünün. Kullandığınız kelimelerin, bedeninizin sergilediği mesaj ile uyumlu olması gerekir. Bir çoğumuz sahnedeki kürsünün arkasından konuşmaya alıştık. Büyük ihtimalle de hayatımız boyunca böyle gördük. Ama bu bir sorun oluşturuyor. Çünkü arkasına saklandığımız kürsü sadece dinleyici ile bizim aramızda fiziksel değil, aynı zamanda bir algı engeli de oluşturuyor. Hatta daha uç boyutlarda karşımızdaki kişiler, anlattığımız konu hakkında saklayacak bir şeylerimiz olduğu hissine bile kapılabilirler.

Paylaşım Modunda Mısınız?