Sunumu Gerçekten Kime Yapıyorsunuz?

Sunum hazırlığına başlarken ilk yaptığınız şey PowerPoint programını açmak mı? Eğer evet ise, bu ne yazık ki yanlış bir yöntem. Her şeyden önce programı açmak, bir araba satın almadan önce kar lastiği satın almaya benziyor. Evet, en nihayetinde gerekli olacak, ama şu anda değil.

Onun yerine, sunum hazırlığına 3 önemli soruyu kendinize sorarak başlayın.

Birinci soru: “Sunumu kime yapacaksınız?”

Bu gayet kolay bir soru gibi duruyor, değil mi? “Sunumu yöneticilerime yapıyorum” veya “Bir grup öğrenciye konuşma yapacağım” diyebilirsiniz.

İşte bu noktada çok dikkatli olun. Eğer bu sorunun cevabının çok bariz olduğunu düşünüyorsanız, büyük olasılıkla dinleyicileriniz sizi dinlerken sıkılacaklar.

Sadece bir kişiye mi sunum yapacaksınız? 10 kişiye mi? 100 kişiye mi? Sizi daha fazla kişi mi dinleyecek?

Peki karşınızdaki herkes aynı seviyede mi, yoksa bazıları sizin için diğerlerinden daha önemli mi? Tabii ki 10 kişiye konuşacaksınız, ama belki bunlardan üç tanesi yönetim kurulu üyesi ve onlar sizin anlattıklarınızı gidip kurulun kalan üyelerine aktaracaklar. Siz de onların aktarımları sonucu yıllık projenize bütçe çıkmasını isteyeceksiniz.

Demek ki aslında 10 kişiye değil, 3 kişiye konuşuyorsunuz.

Aslında sunumu 3 kişiye de yapmıyorsunuz. Sunumu Merve Hanım’a, Anıl Bey’e ve Cengiz Bey’e yapıyorsunuz. Merve Hanım zaten sizin projenizin başarısından şüphe duyuyor. Anıl Bey sizin fikirlerinize katılıyor, ancak projeyi yönetebileceğiniz konusunda daha fazla ikna olmak istiyor. Cengiz Bey’in ise sabah yolda gelirken yaşadığı tartışma yüzünden hala canı sıkkın ve sizi dinlemiyor bile.

İşte burada ilk mücadeleniz ile karşılaşıyorsunuz: Merve Hanım ve Anıl Bey’in düşüncelerini etkilemeye çalışabilirsiniz, ama asla Cengiz Bey’in dikkatini çekemeyeceksiniz. Kendisi bedenen orada, ancak kafaca bambaşka yerlerde. Dolayısıyla her üç kişiyi de ikna ederek yüzde yüz başarı elde etme ihtimaliniz yok. Olsun, en azından bu biraz üzerinizdeki gerginliği ve heyecanı azaltabilir. Cengiz Bey belki ilerleyen saatlerde Merve Hanım’a ve Anıl Bey’e sizin sunumunuz hakkında ne düşündüklerini soracaktır ve fikirleri değişecektir. Ama şimdi siz onu dert etmeyin. Siz Merve Hanım’a ve Anıl Bey’e odaklanın.

Demek ki aslında 10 kişiye değil 2 kişiye konuşuyorsunuz. Ama bu tabii sadece o iki kişiyle yakından ilgilenip diğer herkesi göz ardı edebileceğiniz anlamına gelmiyor. Karşınızdaki her bir dinleyici ile temas kurup onları da sunumunuza dahil etmeniz gerekecek. Sadece, büyük ihtimalle Merve Hanım ve Anıl Bey’e diğerlerinden biraz daha fazla dikkat edecek, özellikle onlardan gelecek sorulara daha iyi yanıtlar vermeye çalışacaksınız.

Bu yüzden, sunum hazırlığı yaparken daha PowerPoint programının ikonunu bile tıklamadan önce kendinize bu ilk soruyu sorun: Sunumu kime yapacaksınız?

Peki bu soruyu cevapladıktan sonra, bu kişilerden ne yapmalarını istediğinizi biliyor musunuz? Bir sonraki yazımızda da bu soruya değineceğiz.

Paylaşım Modunda Mısınız?